Lichtstr.de Shop Lichtstr.de Blog
Mai 22, 2012, 04:29:43 *
Willkommen Gast. Bitte einloggen oder registrieren.

Einloggen mit Benutzername, Passwort und Sitzungslänge
 
   Übersicht   Hilfe Suche Einloggen Registrieren  
Seiten: [1]   Nach unten
  Drucken  
Autor Thema: İlmihal bilgisi  (Gelesen 1308 mal)
0 Mitglieder und 1 Gast betrachten dieses Thema.
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« am: Oktober 04, 2011, 11:34:13 »

İslam ne demektir?

İslam ve müslümanlık, peygamber efendimiz hazret-i Muhammed sallallahu aleyhi vessellem'in Allah teala'dan Cebrail-i emin vasıtasıyla bizlere neler getirmişse bilcümle bunları işlemektir. Fakat bunların gerçekliğine inanmakla ancak işlemek sahih olacağından evvela imanını kuvvetleştirmek, amentübillah'ı nihayetine kadar altı şartıyla okuyup tasdik etmek ve icmalisi olan kelime-i şehadeti dil ile ikrar ve kalp ile tasdik etmektir ve islamın beş şartını yerli yerince işlemektir.

İman ve islamın şartlarını işlemeğe mükellef kimlerdir ve ilk görevleri nelerdir?

Tahminen onüç ile onbeş yaş içerisinde başlayan âkil ve bâliğa yetişmek, mükellef olmaktır. Kız ve oğlan âkil ve bâliğa yetişmiş olan her mükellef müslüman gencin ilk görevi ahkâm-ı şer'iyeyi öğrenip islamdaki emirleri onlarla itikad etmektir.
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #1 am: Oktober 06, 2011, 12:32:48 »

Ahkâm-ı şer'iyye kaçtır ve nelerdir?

Ahkâm-ı şer'iyye sekizdir ve şunlardır:
1- Farz 2- Vacip 3- Sünnet 4- Müstehap 5- Mübah 6- Haram 7- Mekruh 8- Müfsit
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #2 am: Oktober 06, 2011, 12:34:38 »

Farz ne demektir?

Farz, delil-i kat’i ile işlenmesi sabit olan Allah teala’nın emirleridir. Yani; delil-i kat’i demek, her farz için Kur’anda emir-i ayet var demektir.
Farz iki türlüdür: Farz-ı ayn, farz-ı kifaye.

Farz-ı ayn: mü’min olan erkek ve kadın her mükellefin bizzat kendisi işlemekle emrin yerine gelmesi demektir. Mesela, erkek ve kadın her mükellef müslümanın, dinini öğrenmesi, abdest, gusul, namaz gibi emirlerin işlenmesi gibi…

Farz- kifaye: Bir memlekette birkaç kişinin işlemesiyle diğerlerinin üzerinden  borcun kalkması demektir. Mesela, cenaze namazı kılmak, savaşa gitmek, hafız-ı Kur’an olmak gibi…
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #3 am: Oktober 06, 2011, 12:36:10 »

Vacip ne demektir?

Vacip, delil-i zannî ile işlenmesi sabit olan Allah teala’nın emirleridir. Yani, her vacip için ayet olmadığından, delil-i zannî ile sabit denilmiştir. Fakat şeriat-ı islamiyede vacip olduğuna dair ayet-i delil-i kat’i vardır.
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #4 am: Oktober 06, 2011, 12:40:58 »

Sünnet ne demektir?

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellemin farzdan maada işlediği ve bizlere de işleyin diye tavsiyede bulunduğu güzel işlerdir. Sünnetler yedi türlüdür:

1- Sünnet-i müekkede 2- Sünnet-i gayr-ı müekkede 3- Sünnet-i mendube 4- Sünnet-i alel-kifaye 5- Âdab sünnetler 6- Şeair sünnetler 7- Müstehap sünnetler

Sünnet-i müekkedeler: Terk edilmeyecek olan sünnetlerdir. Sabah namazının sünneti. Öğle namazının sünnetleri. Akşam namazının sünneti. Yatsı namazının son sünneti gibi...

Sünnet-i gayr-ı müekkedeler: İkindi namazının sünneti. Yatsı namazının ilk sünneti gibi...

Sünnet-i mendubeler: Akşam namazı ile yatsı namazının arkasında kılınan altı rekat salât-ı evvâbîn ve umûmiyetle gece teheccüt namazları ve kuşluk namazı gibi...

Sünnet-i alel-kifaye: Aynen farz-ı kifayede olduğu gibi, bir memlekette birkaç kişinin işlemesiyle diğerlerinin üzerinden borç kalkan sünnetlerdir. Mesela, ramazan-ı şerifin yirmisinden sonra bir ehl-i takva kimsenin cami’de on gün kalması. Buna itikâf denilir. Bir beldede bir kişinin icra etmesiyle diğerlerinin üzerinden borç kalkar.

Kadınlarda da itikâf olur mu?

Cevap: Olur. Kadınlar; onların bir odasında itikâf niyetiyle aynı ibadeti yapabilirler.

Âdab sünnetleri: Yemekte, yatmakta, konuşmakta ve arkadaş ve ahbab olmakta ve içtimâi toplum içinde peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellemin usûlünü takip etmektir.

Şeair sünnetleri:
Namaz vakitlerinde ezan-ı Muhammedî okunmak. Müslümanlar sarık sarınmak. Ve daha nice islamın keyfiyet ve alâmetlerini izhar eden sünnetleri işlemektir.

Müstehap sünnetler: Peygamber efendimiz sallahu aleyhi vessellemin ömründe birkaç defa işlediği veya bazan işleyip bazan terk ettiği amelleridir. Bizlerce işlenmesinde sevap çoktur. Şayet işleyemezsek günah ve mes’uliyet yoktur.
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #5 am: Oktober 06, 2011, 12:42:05 »

Mübah ne demektir?

Terkinde azap olmayıp işlenmesinde sevap kaydı olan işlerdir. Yani, helal dairesinde işlerimizde çalışmak, yatmak, kalkmak, helalından yeyip içmek gibi…
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #6 am: Oktober 06, 2011, 12:42:52 »

Haram ne demektir?

Delil-i kat’i ile sabit olan Allah tealanın yasak ettiği günah işlerdir. Mesela, anaya babaya asi olmak, adam öldürmek, zinakârlık etmek, hırsızlık etmek, rakı, şarap gibi şeyleri içmek, yalan söylemek, keyfî namaz geçirmek gibi…
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #7 am: Oktober 06, 2011, 12:44:31 »

Mekruh ne demektir?

Mekruh, Allah tealanın razı olmadığı ve peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellemin hoşlanmadığı işlerdir.

Mekruh iki türlüdür. Tahrimen mekruh, tenzihen mekruh.

Tahrimen mekruh: Yani harama yakın olan mekruhlardır. İşlenirse harama yol açar. Mesela, sigara içmek gibi…

Tenzihen mekruh: Yani, harama yol açmaz. Fakat âdab-ı sünnetin ve namazın çok yerlerinde bulunur. Zaruriyetsiz o mekruhlar işlenirse, ibadetlerde sevabın noksanlaşmasına yol açar, makbuliyetini giderir. Mesela, zaruriyetsiz, sünnetlerden birisini terk etmek, abdest alırken dünya kelamı söylemek, namaz içinde elbise ile oynamak gibi çok nev’ileri vardır. Sakınmak lazımdır.
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #8 am: Oktober 06, 2011, 12:45:17 »

Müfsit ne demektir?

İşlediğimiz bir amelin, yani, bir abdestin veya bir namazın bozulması. Tekrar etmedikçe kabul olmayacak hale gelmesi ve umumen bozulmuş şeylere müfsit denilir.
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #9 am: Oktober 06, 2011, 12:46:57 »

Otuziki farz nelerdir? Bilen ve işleyen kimlerdir?

Otuziki farz dinimizin ana rükünleridir. Erkek ve kadın her mü’min bunları bilmesi ve işlemesi zarurat-ı diniyedendir. Eğer bir kimse kendisini mü’min telakki ediyor da bunları bilmiyor ve işlemiyorsa, o kimse fasıktır. Fasıkın şehadeti merduttur. Yani makbule şayan değildir. Eğer bir kimse dinimizin ana rükünleri olan bu otuziki farzı işliyor, hükümlerini yaşıyor, fakat saymasını aklında tutamıyorsa, o kimse mü’mindir. Unutkanlığı cihetiyle sayamadığından mes’ul değildir. Otuz iki farzı âkil ve bâliğa ermiş olan erkek ve kadın her mü’minin bilmesi ve işlemesi üzerine arz-ı ayn’dır. Otuziki farzdan bir şey bilmeyen ve hükümlerini hiç yaşamayan kimsenin dini, imanı, nikahı sahih değildir. Çünkü dinimizin ana direği, yani ana yasası bunlardır.

Otuziki farzı sayınız?

İmanın şartları 6. islamın şartları 5. Guslün farzları 2. Abdestin farzları 4.Teyemmümün farzları 2. Namazın farzları 12. Yekûnu 32’dir.
Gespeichert
Hudaibia
Full Member
***

Karma: 12
Offline Offline

Beiträge: 263


« Antworten #10 am: Oktober 06, 2011, 12:49:57 »

İmanı tarif ediniz?

İman, Allah tealanın varlığına, birliğine inanmak demektir. İman, iki nev’i itibar olunur. İman-ı tafsili, iman-ı icmali.

İman-ı tafsili: imanın altı şartı olan amentübillah’tır. Amentübillahi – ve melaiketihi – ve kütübihi – ve rusulihi – vel yevmil ahiri – ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi min Allahi teala vel ba’sü ba’del mevti hakkun. Buraya kadar. Bu altı şartı saymak, manalarını kalben tasdik etmek iman-ı tafsili’dir.

İman-ı icmali: inandığın bu altı şartın tasdikine dair, her zamanda vakit vakit, zaman zaman kelime-i şehadeti söyleyip durmaktır. Yani: eşhedu el-la-ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resuluhu’dur. Manası: yani, Allah tealanın varlığına, birliğine, her şeyin sahibi ve hâlıkı olduğuna ben şahidim; ve hazret-i Muhammed sallahu aleyhi vessellem, Allah tealanın hem kulu, hem resulu olduğuna da ben şahidim, demektir.

İşte bundandır ki, kelime-i şehadeti nefes boşluklarında, yani derin nefes alıp dinlendiğinde veya canın sıkıldığı zamanlarda veya ruhun neş’elendiğinde söyleyip durmak imanını cilalandırır, kalbe huzur verir.
Gespeichert
Seiten: [1]   Nach oben
  Drucken  
 
Gehe zu:  

Powered by MySQL Powered by PHP Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2011, Simple Machines Prüfe XHTML 1.0 Prüfe CSS