Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« am: Oktober 04, 2011, 11:34:13 » |
|
İslam ne demektir?
İslam ve müslümanlık, peygamber efendimiz hazret-i Muhammed sallallahu aleyhi vessellem'in Allah teala'dan Cebrail-i emin vasıtasıyla bizlere neler getirmişse bilcümle bunları işlemektir. Fakat bunların gerçekliğine inanmakla ancak işlemek sahih olacağından evvela imanını kuvvetleştirmek, amentübillah'ı nihayetine kadar altı şartıyla okuyup tasdik etmek ve icmalisi olan kelime-i şehadeti dil ile ikrar ve kalp ile tasdik etmektir ve islamın beş şartını yerli yerince işlemektir.
İman ve islamın şartlarını işlemeğe mükellef kimlerdir ve ilk görevleri nelerdir?
Tahminen onüç ile onbeş yaş içerisinde başlayan âkil ve bâliğa yetişmek, mükellef olmaktır. Kız ve oğlan âkil ve bâliğa yetişmiş olan her mükellef müslüman gencin ilk görevi ahkâm-ı şer'iyeyi öğrenip islamdaki emirleri onlarla itikad etmektir.
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #1 am: Oktober 06, 2011, 12:32:48 » |
|
Ahkâm-ı şer'iyye kaçtır ve nelerdir?
Ahkâm-ı şer'iyye sekizdir ve şunlardır: 1- Farz 2- Vacip 3- Sünnet 4- Müstehap 5- Mübah 6- Haram 7- Mekruh 8- Müfsit
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #2 am: Oktober 06, 2011, 12:34:38 » |
|
Farz ne demektir?
Farz, delil-i kati ile işlenmesi sabit olan Allah tealanın emirleridir. Yani; delil-i kati demek, her farz için Kuranda emir-i ayet var demektir. Farz iki türlüdür: Farz-ı ayn, farz-ı kifaye.
Farz-ı ayn: mümin olan erkek ve kadın her mükellefin bizzat kendisi işlemekle emrin yerine gelmesi demektir. Mesela, erkek ve kadın her mükellef müslümanın, dinini öğrenmesi, abdest, gusul, namaz gibi emirlerin işlenmesi gibi
Farz- kifaye: Bir memlekette birkaç kişinin işlemesiyle diğerlerinin üzerinden borcun kalkması demektir. Mesela, cenaze namazı kılmak, savaşa gitmek, hafız-ı Kuran olmak gibi
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #3 am: Oktober 06, 2011, 12:36:10 » |
|
Vacip ne demektir?
Vacip, delil-i zannî ile işlenmesi sabit olan Allah tealanın emirleridir. Yani, her vacip için ayet olmadığından, delil-i zannî ile sabit denilmiştir. Fakat şeriat-ı islamiyede vacip olduğuna dair ayet-i delil-i kati vardır.
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #4 am: Oktober 06, 2011, 12:40:58 » |
|
Sünnet ne demektir?
Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellemin farzdan maada işlediği ve bizlere de işleyin diye tavsiyede bulunduğu güzel işlerdir. Sünnetler yedi türlüdür:
1- Sünnet-i müekkede 2- Sünnet-i gayr-ı müekkede 3- Sünnet-i mendube 4- Sünnet-i alel-kifaye 5- Âdab sünnetler 6- Şeair sünnetler 7- Müstehap sünnetler
Sünnet-i müekkedeler: Terk edilmeyecek olan sünnetlerdir. Sabah namazının sünneti. Öğle namazının sünnetleri. Akşam namazının sünneti. Yatsı namazının son sünneti gibi...
Sünnet-i gayr-ı müekkedeler: İkindi namazının sünneti. Yatsı namazının ilk sünneti gibi...
Sünnet-i mendubeler: Akşam namazı ile yatsı namazının arkasında kılınan altı rekat salât-ı evvâbîn ve umûmiyetle gece teheccüt namazları ve kuşluk namazı gibi...
Sünnet-i alel-kifaye: Aynen farz-ı kifayede olduğu gibi, bir memlekette birkaç kişinin işlemesiyle diğerlerinin üzerinden borç kalkan sünnetlerdir. Mesela, ramazan-ı şerifin yirmisinden sonra bir ehl-i takva kimsenin camide on gün kalması. Buna itikâf denilir. Bir beldede bir kişinin icra etmesiyle diğerlerinin üzerinden borç kalkar.
Kadınlarda da itikâf olur mu?
Cevap: Olur. Kadınlar; onların bir odasında itikâf niyetiyle aynı ibadeti yapabilirler.
Âdab sünnetleri: Yemekte, yatmakta, konuşmakta ve arkadaş ve ahbab olmakta ve içtimâi toplum içinde peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellemin usûlünü takip etmektir.
Şeair sünnetleri: Namaz vakitlerinde ezan-ı Muhammedî okunmak. Müslümanlar sarık sarınmak. Ve daha nice islamın keyfiyet ve alâmetlerini izhar eden sünnetleri işlemektir.
Müstehap sünnetler: Peygamber efendimiz sallahu aleyhi vessellemin ömründe birkaç defa işlediği veya bazan işleyip bazan terk ettiği amelleridir. Bizlerce işlenmesinde sevap çoktur. Şayet işleyemezsek günah ve mesuliyet yoktur.
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #5 am: Oktober 06, 2011, 12:42:05 » |
|
Mübah ne demektir?
Terkinde azap olmayıp işlenmesinde sevap kaydı olan işlerdir. Yani, helal dairesinde işlerimizde çalışmak, yatmak, kalkmak, helalından yeyip içmek gibi
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #6 am: Oktober 06, 2011, 12:42:52 » |
|
Haram ne demektir?
Delil-i kati ile sabit olan Allah tealanın yasak ettiği günah işlerdir. Mesela, anaya babaya asi olmak, adam öldürmek, zinakârlık etmek, hırsızlık etmek, rakı, şarap gibi şeyleri içmek, yalan söylemek, keyfî namaz geçirmek gibi
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #7 am: Oktober 06, 2011, 12:44:31 » |
|
Mekruh ne demektir?
Mekruh, Allah tealanın razı olmadığı ve peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellemin hoşlanmadığı işlerdir.
Mekruh iki türlüdür. Tahrimen mekruh, tenzihen mekruh.
Tahrimen mekruh: Yani harama yakın olan mekruhlardır. İşlenirse harama yol açar. Mesela, sigara içmek gibi
Tenzihen mekruh: Yani, harama yol açmaz. Fakat âdab-ı sünnetin ve namazın çok yerlerinde bulunur. Zaruriyetsiz o mekruhlar işlenirse, ibadetlerde sevabın noksanlaşmasına yol açar, makbuliyetini giderir. Mesela, zaruriyetsiz, sünnetlerden birisini terk etmek, abdest alırken dünya kelamı söylemek, namaz içinde elbise ile oynamak gibi çok nevileri vardır. Sakınmak lazımdır.
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #8 am: Oktober 06, 2011, 12:45:17 » |
|
Müfsit ne demektir?
İşlediğimiz bir amelin, yani, bir abdestin veya bir namazın bozulması. Tekrar etmedikçe kabul olmayacak hale gelmesi ve umumen bozulmuş şeylere müfsit denilir.
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #9 am: Oktober 06, 2011, 12:46:57 » |
|
Otuziki farz nelerdir? Bilen ve işleyen kimlerdir?
Otuziki farz dinimizin ana rükünleridir. Erkek ve kadın her mümin bunları bilmesi ve işlemesi zarurat-ı diniyedendir. Eğer bir kimse kendisini mümin telakki ediyor da bunları bilmiyor ve işlemiyorsa, o kimse fasıktır. Fasıkın şehadeti merduttur. Yani makbule şayan değildir. Eğer bir kimse dinimizin ana rükünleri olan bu otuziki farzı işliyor, hükümlerini yaşıyor, fakat saymasını aklında tutamıyorsa, o kimse mümindir. Unutkanlığı cihetiyle sayamadığından mesul değildir. Otuz iki farzı âkil ve bâliğa ermiş olan erkek ve kadın her müminin bilmesi ve işlemesi üzerine arz-ı ayndır. Otuziki farzdan bir şey bilmeyen ve hükümlerini hiç yaşamayan kimsenin dini, imanı, nikahı sahih değildir. Çünkü dinimizin ana direği, yani ana yasası bunlardır.
Otuziki farzı sayınız?
İmanın şartları 6. islamın şartları 5. Guslün farzları 2. Abdestin farzları 4.Teyemmümün farzları 2. Namazın farzları 12. Yekûnu 32dir.
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
Hudaibia
Full Member
 
Karma: 12
Offline
Beiträge: 263
|
 |
« Antworten #10 am: Oktober 06, 2011, 12:49:57 » |
|
İmanı tarif ediniz?
İman, Allah tealanın varlığına, birliğine inanmak demektir. İman, iki nevi itibar olunur. İman-ı tafsili, iman-ı icmali.
İman-ı tafsili: imanın altı şartı olan amentübillahtır. Amentübillahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rusulihi vel yevmil ahiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi min Allahi teala vel basü badel mevti hakkun. Buraya kadar. Bu altı şartı saymak, manalarını kalben tasdik etmek iman-ı tafsilidir.
İman-ı icmali: inandığın bu altı şartın tasdikine dair, her zamanda vakit vakit, zaman zaman kelime-i şehadeti söyleyip durmaktır. Yani: eşhedu el-la-ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resuluhudur. Manası: yani, Allah tealanın varlığına, birliğine, her şeyin sahibi ve hâlıkı olduğuna ben şahidim; ve hazret-i Muhammed sallahu aleyhi vessellem, Allah tealanın hem kulu, hem resulu olduğuna da ben şahidim, demektir.
İşte bundandır ki, kelime-i şehadeti nefes boşluklarında, yani derin nefes alıp dinlendiğinde veya canın sıkıldığı zamanlarda veya ruhun neşelendiğinde söyleyip durmak imanını cilalandırır, kalbe huzur verir.
|
|
|
|
|
Gespeichert
|
|
|
|
|