sorularlaislamiyet'de bu konuya dair sunu demekteler:
Bu konuyu sadece tarikata özel olarak algılamamak gerekir. Genel olarak Allah'ın sevgili kullarını dost edinmiş kimseler, o veli olan dostlarının şefaatine mazhar olabilirler. Peygamberler, sıddıklar, âlimler, salihler ve Allah katında değerli olan kimseler Allahın izniyle yakınlarına, dostlarına ve yakından tanıdıklarına şefaat edebilirler (bk. Gazali, İhya, IV/509).
Bediüzzaman'ın şu sözleri de bu konuda önemli ve müjdeli bir mesaj vermektedir: "Enbiya ve evliyaya Kur'an'ın tarif ettiği tarzda muhabbetin neticesi: O enbiya ve evliyanın şefaatlerinden berzahta (kabirde), haşirde istifade etmekle beraber, gayet ulvî ve onlara layık makam ve fuyuzattan o muhabbet vasıtasıyla istifaza etmektir"(Sözler, 32. Söz: Altıncı İşaret).
http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&id=20017Cevsen-ül Kebir'de de bazi veli zatlar, sahabeler ve bilhassa Peygamberimiz sav onlarin dua tarzlarindan istifade ederek sefaat kaynagi olarak addedilmektedirler.
--------
Ich seh gerade, dass das ein deutscher Thread ist^^
Es wurde gefragt, ob es denn dem Islam entspricht, dass man einige Gottesfreunde und Gelehrte als Fürspracheerheber und als Helfer ansehen kann.
Die Antwort ist, wenn man's kurz und präzise haben möchte: Ja, kann man.
Unser Prophet sav, die sahaba ra und einige Gottesfreunde rahmetullahi aleyh, k.s., können bei bestehender emotionaler Verbindung dieses bewerkstelligen.